ANA SAYFA

 

 

Murat Çiftkaya

                      yazar

ANA SAYFA | KİMDİR | YAZILAR | KİTAPLAR | ÖYKÜLER LİNKLER  |   @ MAİL  |      

 

solmenu

YAZILAR

Devletler de ölür

'İslami bisiklet'e nasıl binilir?

PKK’ya rağmen hak ve özgürlükler!

Ya Kürtler olmasaydı?

*Nerede benim rakım?” ya da nereden nereye?

Müslüman, ahlak ve para

Mardin Türkiye’ye ne söylüyor?

CHP neden iktidara gelemez ?

Cemaat mi camia mı tartışmalarına bir katkı

Cemaat, hükümet ve birkaç nokta

Havuza Taş Atma Yasaktır!

İslamcı aklın hazin göçü

İffeti yeniden hatırlamak

Düştüğümüz yerden nasıl kalkabiliriz?

En tehlikeli iktidar mücadelesi

Kadın ve eğe kemiği

Erkek erkektir

Erkekler nasıl adam olabilir?

Kimi Türk asker, kimi Türk bedelli doğar!

Bayram Otele mektup

Kâbe'nin tepesindeki saat niçin kaldırılmalı?

Tarikat ve cemaatlerin ayakta kalmasının sırrı

Derinden gelen haberler

Tepe lambalı araçlar neyin sembolü

Said-i Kürdi'den Said Nursi'ye -II

Said-i Kürdi'den Said Nursi'ye - I

Yeni ihraç malı laiklik mi?

Peçenizle beni korkutuyorsunuz

Cemaat

Mesele bölünmek değil ki...

Şiddete meyyalim, vallahi dertten

Varlığımız kime armağan

 

Reklam

 

 

uzamax

 

 

Başarıyı yeniden tanımlamak

 

Başarıyı yeniden tanımlamak

06.06.2006- Yeni Asya Gazetesi

Dörtbir yanımızdaki insanlar ve hatta içimizdeki ses, bize başarıyı hep aynı şekilde tanımlıyor, kabul ediyorum. “Başarı, hedeflediğin sonuca ulaşmaktır” diyorlar ısrarla bize. Ve biz de ne yazık ki, mutluluğumuzu bu şekilde tanımlanmış bir başarıya bağlıyoruz. “Ancak hedeflediğim sonuca ulaşırsam, mutlu olabilirim” diyoruz.

Başarıyı en çok engelleyen faktörlerin başında, başarıyı takıntı haline getirmek yer alıyor, biliyorsundur belki. Elbette ki, kazanmaya inanmalıyız, elbette ki başarmak için elimizden geleni yapmalıyız. Ama “Kazanmaktan ve başarmaktan başka çarem yok” takıntısı, beraberinde “Ya kazanamazsam?” kaygısını da getirecektir.

Kendisine bir hedef belirleyip bu hedefe ulaşmak için çabalayan tek canlı türü sadece biziz. Hedefine ulaşamamaktan dolayı ruhu cenderelerde sıkılan tek canlı türü de maalesef biziz. O halde, stres ve kaygıdan uzak bir şekilde, hedefimize yürümek asıl hedefimiz olmalı değil mi?

“Üniversite sınavına hazırlanan öğrenci, dünya olimpiyatlarına hazırlanan bir sporcuya benzer” diyor bir psikolog. “Bilinmesi gerekir ki olimpiyat için bütün rakipleri de hazırlanmıştır. Finalde kupayı alacak oyuncu kaygılardan arınmış, kendinden emin, bütün endişelerini bekleme odasına almış, bütün olumsuz duygu ve düşünceleri çöpe atmış sporcu olacaktır.” Psikolog, sözlerini şöyle bitiriyor: “Üniversiteyi kazanmak isteyen öğrenci de elimden geleni yaptım, bundan sonrası takdir diyerek sınava kadar stresten uzak durmalı, kendini kazanacağına inandırmalıdır.”

Evet, elimizden geleni yapmalı, ama ötesini bir takıntı haline getirmemeliyiz.

 

Yeni Sayfa 1

KİTAPLAR

 

 

sayfama giriş yapabilir,

arkadaşlarınıza tavsiye edebilirsiniz.

 

 

 

 

Reklam